Bitcoin pompası, kripto Titan’ı Tether’in kârını uçuruyor

Yayınlama: 06.04.2024 11:10:00 Güncelleme: 06.04.2024 11:09:58

Dünyanın en büyük ABD Hazine tahvili sahiplerinden biri olan Tether, Eylül 2022’den bu yana her çeyrekte düzenli olarak Bitcoin satın alarak, rezervlerini geleneksel yatırım araçlarından uzaklaştırıyor. Eleştirmenler, Tether'in şeffaflık eksikliği ve büyüyen Bitcoin zulasının potansiyel piyasa riskleri hakkında endişeliler. Bununla birlikte stablecoin lideri, 7’inci büyük Bitcoin likidite sağlayıcısı kimliğiyle pazar üzerindeki gücünü artırıyor.

Bitcoin pompası, kripto Titan’ı Tether’in kârını uçuruyor

BERFİN ÇİPA

Bir varlığa endekslenerek piyasadaki volatiliteden en az derecede etkilenme vaadiyle ortaya çıkan sabit coin’ler itibari para destekli, algoritmik ve kripto destekli olmak üzere üçe ayrılıyor. Piyasa değeri açısından sabit coinler arasında öne çıkan varlık ise Tether. Tether reel para destekli olup, dolara endeksli bir token. Son zamanlarda yapay zekâ yatırımları ve Bitcoin alımlarıyla dikkatleri üzerinde toplayan sabit coin’i uzmanlarla konuştuk.

NEDEN SÜREKLİ BITCOIN ALIYOR?

Tether son günlerde 600 milyon doların üzerinde BTC alımına imza attı. Konuyu Kripto Para Uzmanı Helin Çelik’e sorduğumda şu yanıtı verdi; “Kripto para ihraççıları arasında ilk sırada yer alan Tether, The Block verilerine göre 2024’ün ilk çeyreğinde 630 milyon dolara yakın Bitcoin aldı. Sistemin yapısı gereği kimin ne kadar kripto varlığı olduğunu bilmek güç. Topluluk üyeleri, ancak kurumlar kendilerine ait hesapları ilan ettiklerinde ya da medyaya ne kadar kripto aldıklarını açıkladıklarında haberdar olabiliyor. 2023 yılında Tether’e ait olduğu tahmin edilen cüzdanların aktivitesine bakıldığında, toplam BTC varlığının 75 bin 354 adet olduğu görülüyor. Varlıkların toplam değeri 5 milyar doların üzerinde. Tether yaptığı son alımla birlikte, elinde en fazla BTC bulunduran kurumlar sıralamasında 7’nci sıraya yükselmiş oldu. Önümüzdeki aylarda Tether’in kripto varlık alımları devam edecek. Tether, elindeki stablecoin varlıklarını kripto paralara kaydırma gayesinde ve bunun için kârının yüzde 15’iyle BTC alma sözü vermişti. Şirket sözünde duruyor ve düzenli BTC alımlarına devam ediyor.”

“DAHA ŞEFFAF BİR RAPORA İHTİYAÇ VAR”

Kripto Teknik Kurucusu Oytun Es ise rezervlerin net miktarının bilinmesi açısından şeffaflığın önemine vurgu yaparak; “Tether’in son dönemlerde Bitcoin’e yönelmiş olması bence akılcı ve mantıklı. Zaten elinde kripto para var, ilk defa kriptoya yatırım yapmıyor. Rezervlerindeki net miktarı bilmiyorum ancak, umarım BTC ve ETH gibi varlıklar daha ağırlıklıdır. Ben ne kadar BTC maksimalisti de olsam Tether’ın görevi porföyünde BTC tutmak değil. Görevi; kendi bastığı token neyse dolar endeksli olansa dolar, Euro endeksli ise Euro tutmalı. Borcunuz ne ise bankanızda o parayı tutarsınız. İhracatçıysanız TL, ithalatçıysanız dolar tutarsınız, bu da bunun gibi bir şey. Tether’ın insanlara vadettiği stabil fiyat paraya endeksli token o zaman sizin bunu dengeleyecek varlıklar tutmanız gerekiyor. Büyük ihtimalle önümüzdeki süreçte BTC tarafında bir kazanç öngörüyorlar. Bu bir yerden sonra trade etmeye girer. Tether’den çok daha şeffaf çok daha açık bir rapor görmek isterim. Bu herkesi ilgilendiren bir konu” şeklinde konuştu.

“ETKİSİNİ ARTIRMAYA DEVAM EDİYOR”

Tether’in BTC alımının büyüme potansiyeline olan inancı tazeleyeceği yorumunu yapan CoinTR Araştırma Departmanı şu değerlendirmeyi yaptı; “Tether'in bu yılki büyümesi, sadece Bitcoin yatırımlarıyla sınırlı değil. Şirketin dijital para birimi olan Tether (USDT), 104.44 milyar dolarlık piyasa değeriyle en büyük dolar bazlı kripto para birimi olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl boyunca, yatırımlarda, gelirde ve rezervlerin genişletilmesinde kayda değer bir büyüme sergileyen Tether, kripto para ekosistemine olan etkisini artırmaya devam ediyor. Bu stratejik alımlar ve portföy genişletmeleri, Tether'in piyasada önemli bir oyuncu olarak konumunu güçlendirmeye yönelik hamleleri olarak görülebilir. Ayrıca, bu tür büyük miktarlarda yapılan Bitcoin alımları, şirketin uzun vadeli yatırım stratejilerine olan güvenini ve kripto para piyasasındaki büyüme potansiyeline olan inancını da gösteriyor.”

TETHER’İN HÂKİMİYETİ TEHLİKELİ Mİ?

JPMorgan analistleri mevzuata uyum ve şeffaflık konusunda eksikliği sebebiyle Tether’in hâkimiyetini ekosistem açısından endişe verici bulduklarını aktardı. Es’e göre de Tether’de olacak bir sıkıntı tüm ekosistemi zora sokabilir; “Tether ilk üçte yerini koruyan kripto varlığından biri. Sabit coin’ler borsaların bir kısmı regülatif sıkıntılardan dolayı fiyat parayı destekleyemediği için piyasaya bir çözüm olmak için ortaya çıktı. Önümüzdeki süreçte regülasyon sorunu çözülünce sabit coinler’e gerek kalır mı, emin değilim. O döneme kadar ağırlıklarını korumaya devam edecekler. Tether de sektör standardı hâline geldi. Tether’de olacak sıkıntı tüm ekosistemi zora sokacaktır. Tehlikeliler diyemem, ama şayet bir gün sorun çıkarsa ekosistemi buhrana sürükleyebilirler. Regülasyon geldikçe ortadan kalkmak yerine kullanım alanlarının kısıtlanacağını düşünüyorum.”

“TAHTINI KOLAY KOLAY BIRAKMAZ”

Tether’in tercih edilirliğinde “kolaylık” anahtarının etkisine dikkat çeken Çelik; “Piyasa içerisinde yapılan çoğu işlem USDT çifti üzerinden dönüyor. Yanı sıra, uluslararası transferlerde en çok kullanılan kripto para olduğu söylenebilir. Özellikle ticari ilişkilerde kullanılan USDT, piyasaya nazaran fiyat hareketi keskin olmayan, dolara endeksli, hızlı gönderilebilen ve düşük komisyona sahip alternatif transfer aracı olarak karşımıza çıkıyor. Piyasa içerisinde bu kadar baskın olması ve dönen işlemlerin çoğunun temelinde bulunması bazı kurumlar tarafından negatif algılanabiliyor. Eğer Tether’in yapısında bir bozulma ya da sisteminde çökme yaşanırsa piyasa içerisinde bir kaos çıkması muhtemel. USDT’ye alternatif olarak BUSD ve USDC de sık kullanılan stablecoin’ler listesine girmeyi başardı. Yatırımcılar alternatif yaratma konusunda atik ve başarılıdır. Psikoloji gereği insanlar kısa yolları rahatça takip eder. USDT alternatifleri bu sebeple hayatımıza kolaylıkla girdi. Özellikle FTX’in stablecoin’i FTT’nin çöküşünden sonra piyasa yara aldığı için yine de çoğunlukla USDT tercih ediliyor. Öyle ki, Bitcoin ve Ethereum’dan sonra en büyük üçüncü coin haline geldi. Bu listedeki tahtını kolay kolay bırakmayacaktır. Bırakmamak için farklı teknolojileri ve yenilikleri takip etme çabasının bu sebep yüzünden geldiğini düşünüyorum” yorumunu yaptı.

“MERKEZ BANKALARININ DİJİTAL PARA BİRİMLERİ, KULLANIMINI AZALTABİLİR”

Merkez bankalarının kendi dijital paraları üzerinden Tether’in tahtını sallayabileceğine dikkat çeken CoinTR Araştırma Departmanı şu yorumu getirdi; “Stablecoin'ler, finansal işlemlerde istikrar ve verimlilik sunmalarına rağmen, arkalarında somut bir devlet garantisi olmaması nedeniyle bazı çevrelerde güvenilirlikleri konusunda endişeler bulunuyor. Buna ek olarak, ülkelerin merkez bankaları tarafından çıkarılması muhtemel dijital para birimlerinin ortaya çıkışı, stablecoin'ler için potansiyel bir tehdit oluşturabilir. Merkez bankası dijital para birimleri (CBDC'ler), devlet garantisi ve düzenleyici çerçeveler ile desteklendiği için kullanıcılar arasında daha yüksek bir güven seviyesi sunabilir ve stablecoin'lerin kullanımını azaltabilir. Genel olarak bakıldığında, stablecoin'lerin geleceği, onların güvenilirliğini artırabilecek şeffaflık ve düzenleyici çabalarla birlikte, merkez bankası dijital para birimlerinin evrimine ve piyasadaki rekabet dinamiklerine bağlı olacak gibi görünüyor. Bu faktörlerin nasıl şekilleneceği, stablecoin'lerin uzun vadeli başarısını ve sürdürülebilirliğini belirleyecektir.”

“GELENEKSELİN YENİLİKLE İŞ BİRLİĞİ YAPMASI ŞART!”

Ülkemizde ve tüm dünyada dijital para birimleri konusundaki çalışmalar merkez bankalarınca hız kazandı. Çelik; “Merkez bankaları dünya genelinde stablecoin’lerin kullanım oranının ve kullanıcı eğiliminin farkında. Kullanıcı hızlı transfer edebileceği aynı zamanda kriptolar kadar volatil olmayan bir ürün arayışındaydı. USDT bu boşluğu doldurdu, ancak böyle bir gücün tek bir kanalda toplanması ve piyasa nabzını elinde tutması, merkez bankalarının yönünü bu alana çevirmesine sebep oldu. Özellikle ABD’nin konuya dikkatle yaklaştığını ve doların kendi kontrolleri dışında kullanımını istememesi normal karşılanabilir. Zincir üstü transferlerde takip edilme olasılığı çok düşük. ABD yıllar boyu kurduğu ve koruduğu dolar baskınlığını azaltabilecek her türlü hamleye karşı temkinli ve ikinci plana sahip. Merkez bankalarının stablecoin hamlelerini ikiye ayırabiliriz; yeniliğe katılmak isteyenler ve otoritesini sarsmamak için piyasaya girenler... Her iki durumda da ilk sırada kendi ülkelerinin yerel para birimlerini ön plana çıkartmak ilk hedef; kullanım durumunda da mevcut durumlarını korumak istiyorlar. Bazı merkez bankaları piyasada sağlamlığını kanıtlamış kripto paraların tabanından yararlanıyor ve iş birliği içerisine giriyor. Sistemi anlamak ve sağlam bir yapı kurmak için gelenekselin yenilikle iş birliği yapması şart” dedi.

ŞEFFAFLIĞIN AVANTAJI...

Yatırımcıların öncelikli derdi her ne kadar para kazanmak olsa da yatırım tercihlerindeki en önemli faktör de “güven”...  CoinTR Araştırma Departmanı bu konuya değindi; “Merkez bankaları tarafından çıkarılan dijital paralar, hükümetlerin ve düzenleyici kurumların gözetimi altında olduğundan, güvenilirlik ve şeffaflık açısından önemli bir avantaj sağlayacaktır. Bu durum, hem mevcut kripto para birimlerine hem de genel olarak dijital finans ekosistemine olan güveni artırarak, pazara yeni girişlere katkı sağlayacaktır. Dolayısıyla, merkez bankalarının dijital para çalışmalarını, finansal teknolojinin geleceğini şekillendirme potansiyeli taşıyan önemli bir adım olarak değerlendirmek gerekmektedir.”

Es’e göre ise kripto paralarla kıyaslamak söz konusu değil; “Sabit coin’lerden farklı bir mesele bu. Bunlar tamamen devlet kontrolündeki dijital varlıklar. Merkez bankalarının emrine amade olan dijital paralar. Baktığınızda biz uzun süredir TL’yi dijitalleştirmiştik, çoğumuz nakit taşımıyoruz. Dijital paraların devletler açısından avantajı; teşvik verildiğinde nereye harcanacağını görebiliyor olmak, vergi kaçakçılığının takibini daha rahat yapabilecek gibi genişletebiliriz… Ancak bunu kripto paralarla karıştırmamak lazım. Kripto paralar merkeziyetsiz bir yapı dijital paralar ise yapısı gereği merkezi olmak durumunda. Devletler açısından büyük avantaj, ancak kripto paralarla karşılaştırılabilecek bir şey değil.”

PARA SAKLAMA KONUSUNDA NE KADAR BAŞARLI OLDULAR? 
Çelik: Yılbaşından bu yana stablecoin’lerin işlem hacmi ve toplam arzı dramatik bir şekilde yükseliyor. Piyasa genelinde sık kullanılan ağlarda toplam kilitli değer(TVL) de 95 milyar dolara yaklaştı. TVL’yi, yapılan yatırım ve güveni temsil eden önemli bir gösterge olarak kabul edebiliriz. Fiyat yükselişleriyle adından sıkça söz ettiren kripto piyasası içerisinde yatırımcı güveni ve iştahı arttı.  Bugün stablecoin’lerin market değeri 150 milyar doların üzerinde. Yeni yıla pozitif eğilimle başlayan piyasa aktörleri, kolay döviz alma eğilimlerini de stablecoin’lere gösterdiği ilgiyle belli etmiş oldu. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki stablecoin talebinin geçtiğimiz yıllara göre ciddi bir artış yakaladığı görülüyor. Zaman zaman stablecoin’lerin dominance oranı yatırımcının farklı pozisyona girmesi sebebiyle düşse de asla belirli yüzdesini kaybetmiyor. Bazı yatırımcılar yükselişe rağmen birikimlerinin bir kısmını stablecoin’lerde tutuyor.

SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?

Çelik: Aslına bakacak olursak, piyasada bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar stablecoin seçeneği var. Yatırımcılar, borsaların işlem çiftlerinde işlem yaptıkları için seçenekler iyice kısıtlanıyor. Risk almak istemeyen borsalar USDT çiftlerini üst seviyede tutuyor. Bilinen ve gücünü kanıtlamış işlem çiftleri yatırımcı için en uygun olanıdır. Transferlerde de hangi ağdan göndereceğinizi seçmek çok önemlidir. Düşük komisyon alan ağdan yapılan transferler yatırımcıya kaybettirmez. Bu noktada TRON ağının transferlerde en çok kullanılan ağlar arasında olduğunu söyleyebiliriz.

Es: Burada net konuşmak lazım, sabit coin piyasasında macera aramamak anlamsız. Bugüne kadar macera arayanların sonu hüsranla bitti. Market değerinde önde yer alan varlıklara öncelik vermekte fayda var. Zaten ilk sırada Tether, sonra da USDC geliyor. Genelde bunlar tercih ediliyor.

CoinTR Araştırma: Doğru sabit coin’i seçerken, istikrar ve güçlü bir destek mekanizması, şeffaflık ve düzenli denetimler, düzenleyici uyumluluğun yanı sıra işlem hızı ve maliyeti, geniş kullanıcı ağı ve yüksek likiditeye sahip olması önem taşır. Ayrıca, güvenlik ve gizlilik özellikleri, kullanıcıların fonlarını korumalarına yardımcı olurken, kolay bir on-ramping/off-ramping süreci de kullanıcı deneyimini artırır. Bu faktörler, sınır ötesi işlemleriniz için sabit coin seçerken dikkate alınmalıdır; çünkü yapılan seçim, uluslararası finans operasyonlarınızı önemli ölçüde etkileyebilir ve bu yenilikçi dijital varlığın sunduğu avantajlardan tam olarak yararlanmanızı sağlar.