Tasarruf finansmanı sistemi nasıl çalışıyor? Sistemin başlangıcı 30 yıl öncesine dayanıyor. Biz ilk olarak araba sistemiyle, araç sistemiyle bu süreci başlatmıştık. İki tane firmaydık o dönem, 90’lı yıllardaki enflasyonun ve faizin en yüksek olduğu dönemlerdi. Altın günü modelini baz almıştık. Bu model üzerinden insanlar bir araya getirildi ve bu sistemle insanlar belli bir dönem araç sahibi oldular. Daha sonra gelen talep üzerine, sistem kabul görmesi durumunda yeni modeller geliştirdik. İşte peşinatlı, peşinatsız, erken teslim, vade ortası, çekilişli sistem, sıra tespiti gibi bir takım varyasyonlarla sistem kendi kendini büyütmeye çalıştı ve nitekim bugün 30. yılına gelmiş bulunmaktayız. 2015 yılından sonra yeni firmalar sektöre girmeye başladılar. Bununla ilgili çok ciddi anlamda da bir tedirginlik de oluşmaya başladı. Bunun üzerine BDDK, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından aldığı bilgi üzerine bu firmaları denetlemeye aldılar. Ve 50’ye yakın firma Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, tasarruf finansmanını regülasyon sonrası artık devlet tarafından kontrol edilebilir hale geldiğini belirterek “Regülasyon sonrası yaşanan faaliyetler büyük bir katma değer sağladı” dedi. sektörde temsil edilirken daha sonra intibak planı sunuldu. Bu intibak sürecinde firmalar geleceğe dair yapılarını ortaya koymak üzere birtakım hazırlıklarla raporlar düzenlediler, sundular BDDK’ya ve nitekim kanun da Meclis’ten çıktıktan sondakika.com sonra bu firmaların yeterlilikleri görülmeyenler bir şekilde elimine edildi ve 6 firmayla sistem kendisini yasal bir zemine oturttu ve şu an tasarruf finansman şirketleri olarak tanınmaya başlandı. Finansal Kurumlar Birliği’ne dahil olduk biz. Bu şekilde sistem kendisini artık resmi bir anlamda da yasal düzene kavuşmuş oldu. Regüle olmuş diyebiliriz.
-O dönem mağdur olanların paraları ödendi mi?
Sistem içerisinde 54 bin tane müşteri devredildi bize. Bu 54 bin müşterinin 10 bin tanesi zaten teslimatlarını almıştı. 44 bin tane müşterinin ödemeleri devam ediyordu. Biz buna tasarruf dönemi diyoruz. Bir taslak dönemi ve teslimat dönemi olarak değerlendiriyoruz. Buradaki müşterilerimiz 6 firma arasında paylaşıldı. Tecrübelerine göre daha yüksek oranda alan, daha az miktarda alanlar ama sonuçta 54 bin müşteri dağıtılmış oldu sektör firmalarına. Devam etmek isteyenler firmalarıyla anlaşmayı yenileyerek, devam ettiler. Anlaşmaya artık devam etmek istemiyorum diyenler de TMSF üzerinden bu operasyon gerçekleşti. TMSF’ye dilekçe olarak ben sistemden ayrılmak istiyorum dediğinde TMSF onların paralarını iade etmiş oldu.
-BDDK düzenlemelerinin sektöre etkileri ne oldu?
Birincisi regülasyon olduğu için artık devlet tarafından kontrol edilebilir bir mekanizma haline geldiği için güven unsuru çok önemliydi biliyorsunuz regülasyon öncesi, artık insanlar kendi yatırımlarını, tasarrufl arını kontrol altında olduğunu ve devlet tarafından teftiş edildiğini bildiği için güven unsuru ön plana çıktı bu önemli. İkincisi de yine o intibak süreci sırasında sizin yasal mevzuatlara uygunluğunuz muhasebeden tutun kurumsallığa varıncaya kadar IT’ye teknolojiye varıncaya kadar bir birliktelik sağlandı, bir güzellik sağlandı. 6 şirket kendilerini yeni döneme hazır hale getirmeye çalıştı. Gerçekten finansman şirketi olarak yer alması için bu regülasyon sonrası yaşanan faaliyetler büyük bir katma değer sağladı. Vatandaşın da nazarında hakikatten bu çok önemli bir itibar gördü. Başta baktığımızda yasa sonrası çok büyük bir kazanç elde ettik diyebilirim bu açıdan.
ÇEKİLİŞLİ KAMPANYALARDA LİMİT ARTIŞI BEKLİYORUZ
Ürün çeşitliliğiyle ilgili çalışmalar ne noktada? Talepleriniz neler? Bizim çıkış noktamız ev ve araç idi. Buna bir de çatılı iş yeri eklenmişti. O dönem, yani yasanın çıktığı dönemlerde bu yeterli görülmüştü komisyon tarafından. Şimdi bizim talebimiz, bu üç ürün dışında yeni ürünlere de erişmek noktasında biz bunu Hazine ve Maliye Bakanlığı ve BDDK yetkilileriyle sürekli gündeme getiriyoruz, konuşuyoruz. Ürün çeşitliliği yasa değişikliği gerektiriyor. Meclis’ten geçmesi gerekiyor tekrar bunun. Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor. Burada asıl konumuz tasarruf. Yani insanları tasarrufa yönlendirip, gelecekte sahip olması gereken ürünleri minimum maliyetle sahip olmasını hedefl iyoruz. Arsa paketleri, eğitim paketleri, seyahat paketleri, evlilik çeyiz hesabı gibi paketler talep ediyoruz. Bir de yönetmelikte de değişmesi gerekenler var. Onlar zaten BDDK’nın tasarrufu altında olan çalışmalar zaman zaman onları da paylaşıyoruz. Bizim o yasa çalışmaları sırasında yönetmelikte çekilişli kampanyalarda 1 milyona kadar bir çekiliş rakamı olabilir denilmişti. Tabii bu geçen sene aralık ayına kadar gerçekten normaldi fakat artık gerçekten yeterli olmamaya başladı. Enfl asyonist ortamda artık 1 milyona ev almak imkansız hale geldi. Onun için biz bu rakamın yukarıya doğru çekilmesini talep etti BDDK’dan. Minimum 5 milyon, maksimum da 10 milyon lira civarında olması lazım. Tabii sizin talep etmenizle hemen tamam başlıyoruz diyecek durum yok. Çünkü tasarruf finansman havuzunun toplandığı bir alan var. Gelecekte bu sürdürülebilirliği de görmeleri gerekiyor. Riski de incelemeleri gerekiyor. Nihayetinde eli kulağında bugün yarın bekliyoruz biz bu değişimi.
YÜZDE 20’LERE YAKIN BİR BÜYÜME GERÇEKLEŞTİ
-Sektörde payınız kaç ve 5 yıllık hedefiniz ne?
Biz bu regülasyondan sonra ciddi anlamda büyümeyi bekliyorduk doğrusu ama Rusya-Ukrayna savaşı, enerji sıkıntılarının dünyada baş göstermesi sebebiyle ciddi anlamda ekonomilerde bir daralma oldu. Kiralar bir anda 5 bin liradan 15 bin liraya çıktı. 1 milyonluk evler, 5-6 milyona çıktı. 300 bin liralık arabalar 1 milyona çıktı. Bu yüzden de tabii artan maliyetler insanları beklemeye soktu. Biz aslında bu süreci kayıpsız yaşadığımızı söyleyebilirim. Yüzde 30-50’lerde bir büyüme beklerken yüzde 20’lere yakın bir büyüme gerçekleşti. Tabii şu an önümüzde bir seçim süreci de var. Artık insanlar mevcut duruma da alışmaya başladılar. Ekonomi yavaş yavaş raylarına yani yeni sistemi kabul etmeye başladı. Haliyle insanlar artık daha da fazla beklemeye tahammülleri yok, şu anda konut kampanyası başlattı biliyorsunuz hükümet, 250 bin konut için 8 milyonun üzerinde bir talep oluştu. Bu da şunu gösteriyor, demek ki hala insanların alımları eğer uygun bir şartlar sunulursa bu insanlar ev veya araç alabilirler. Şu an bir kampanya daha başlayacak, arsa ilk işim, ilk evim ilk arabam gibi vatandaşın rahatlıkla ulaşabileceği bir sistem oturtulmaya çalışılıyor. İnsanların bu talebi bizi de heyecanlandırıyor. Vatandaşımız teslimatını aldıktan sonra belli bir artışla borcu çok kısa bir sürede de kapatabiliyor. Sonuçta herhangi bir ekstra maliyet oluşturmuyor kendisine. Finansman şirketleri sadece belli bir sisteme giriş ücreti alıyorlar. Biz buna katılım organizasyon ücreti diyoruz. Sistem aslında bununla dönüyor. (Burcu Göksüzoğlu-Finans Sohbetleri/EKONOMİ Gazetesi)