Pandemi destek paketinde dünya nerede biz neredeyiz?

Yayınlama: 31.03.2021 13:46:00 Güncelleme: 07.04.2021 10:16:18

Türkiye açıkladığı Covid-19 destek paketinin GSYH'ye oranında Mauritius, Dominik Cumhuriyeti gibi ülkelerin bile gerisinde kaldı

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) koronavirüsü pandemi olarak ilan etmesinin üzerinden bir yıldan uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen, salgının seyri ve etkileri dünyanın büyük bölümünde hala derinden hissediliyor. Pandeminin ekonomi üzerindeki etkilerini azaltma amaçlı destek paketlerine ise zaman zaman yenileri ekleniyor. 

Pandeminin başından bu yana dünyada açılan destek paketleri amaçları ve yapıları bakımından temel benzerlikler gösterse de, ülkelerin farklı teşvik önlemleri aldığını vurgulamamız gerekiyor. Bu paketler büyük ölçüde bütçeden finanse edilen kamu harcamalarını içeren mali paket, varlık alımları, kredi garantileri, ucuz krediler gibi önlemleri içeren makro-finansal paket ve para politikasında faiz ve rezerv oranı indirimleri gibi önlemlerden oluşuyor.

Elif Karaca/ÖZEL HABER

PANDEMİ PAKETLERİNİN TOPLAMI DÜNYADA 25 TRİLYON DOLAR
Şubat 2020’den beri açıklanan toplam teşvik paket büyüklüklerinin 25 trilyon dolar civarında olduğunu söylemek mümkün. Dünya GSYİH’sinin 88 trilyon dolar civarı olduğunu düşünecek olursak bu da yaklaşık Dünya GSYİH’sinin %28 civarı bir büyüklüğe denk geliyor. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof, Dr. Ceyhun Elgin’e göre, bu büyüklükte teşvik paketleri, pandemi öncesinde hayal bile edemeyeceğimiz seviyelerde ekonomiye bir kamu müdahalesini gösteriyor. ABD’de ise son açıklanan 1.9 trilyon dolarlık mali paketle birlikte GSYİH’nin %27.1’I seviyesinde mali, %10.7’si seviyesinde de makro-finansal bir pakete ulaşılmış oldu. 

Dünya genelinde açılan teşvik paketlerine yönelik olarak ekibiyle birlikte kapsamlı incelemeleri bulunan ve bu konudaki çalışmaları aralarında Time, Washington Post ve BBC’nin de bulunduğu pek çok basın kuruluşu tarafından yayınlanan Elgin konuyu DÜNYA’ya değerlendirdi. Paketin parasal büyüklüğünün GSYH’ye oranı bakımından hangi ülkelerin başı çektiği yönündeki sorumuzu, “GSYİH yüzdesi cinsinden yapılan sıralamada mali pakette Japonya (54.9), ABD (27.1), Singapur (27.05), AB üyesi ülkeler (ortalama 18.6) ve Kanada’yı (18.5) en tepede görüyoruz” şeklinde yanıtlayan Elgin, bu ülkelerin hemen ardından ise Gürcistan (15.0), Katar (14.0), İsrail (12.66), Brezilya (12.0) ve Moğolistan’ın (11.04) geldiğini belirtiyor. 

Makrofinansal paket sıralamasında ise en tepede GSYİH’nin %64.5 büyüklükteki paketiyle İtalya yer alırken, İtalya’yı Almanya (44.75), İngiltere (39.36), Finlandiya (35.45) ve BAE (29.98) takip ediyor. Oman (26.24) ve Bahreyn (28) gibi petrol ihraç eden ülkeleri bir kenara koyacak olursak, gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkeleri takip edenler, Mauritus (17.00), Dominik Cumhuriyeti (14.25) ve Şili (11.90).

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü  Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Elgin

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Elgin


EN İYİMSER HESAPLA TÜRKİYE 85'İNCİ

Elgin’e Türkiye’nin ekonomik teşvik büyüklüğü bakımından genel sıralamada ve benzer ülkeler arasında nerede yer aldığını da sorduk. Verisi bulunan 168 ülke arasında Türkiye mali paket büyüklüğünde en iyimser tanıma göre %4’lük büyüklüğüyle 85.; makrofinansal paket sıralamasında ise %8.8 ile 45. sırada. Oysa mali paket büyüklüğünde Brezilya %12 ile 32, İsrail %12.46 ile 29., Tayland %10.98 ile 37., Güney Afrika %10 ile 43, Arjantin %6 ile 65. İran bile %8.85 ile 49.sırada. 
Elgin’e göre, Türkiye’de mali önlemlerin benzer ülkelere göre bu denli düşük kalmış olması, ekonomi politikası yönetiminin aldığı bir karar. “Özel bir nedeni var ise bilemiyorum. Buna ek olarak, faiz indirimleri açısından ise pandeminin erken dönemlerinde ve yazın yapılan indirimler de döviz kurunun tutulamaması nedeniyle apar topar fazlasıyla geri alındı ve Türkiye bu noktada dünyada pandemi öncesine göre faiz artırmak zorunda kalan 4 ülkeden biri durumunda”. 


Elgin ve ekibinin yaptığı araştırmalar mali destek büyüklüğünün özellikle iki değişkenden etkilendiğini ortaya koyuyor. Bunlardan biri kayıt dışı ekonominin büyüklüğü diğer ise demokrasi seviyesi. 

“Hali hazırda hakemlik sürecinde olan yaptığımız iki çalışmada iki net bulgu öne çıktı. 1) Kayıt dışı ekonomisi (GSYİH’ye yüzdesel olarak) daha büyük ülkeler daha kısıtlı mali paketler açıklamış durumdalar, zira bu ülkelerde kamunun mali esnekliği daha sınırlı kalıyor. 2) Demokrasi seviyesi daha yüksek (ki demokrasi her ne kadar ölçülmesi zor bir kavram olsa da siyaset bilimi yazınında çok sayıda ölçüm yöntemi geliştirilmiş durumda) ülkeler daha geniş mali paketler açıklıyorlar. Bunun da temel gerekçesi bu ülkelerde halktan ve ekonomiden ekonomi yönetimine olan bilgi akışı daha şeffaf ve doğru oluyor. Türkiye her iki değişken itibariyle de maalesef dünyanın gerisinde kalıyor, mali paketin sınırlı kalmış olmasının bir gerekçesi de bu olabilir diye düşünüyorum”.

DESTEKLERİN BÜYÜMEYE ETKİSİ NE OLDU?
Birçok ülkede 2020 büyüme istatistikleri açıklandı ve pandemi ile ilgili belirli değişkenleri (vaka sayısının nüfusa oranı gibi) kontrol ettikten sonra bu paketlerin büyüklüğü ile 2020 büyüme oranları arasında pozitif yönlü bir ilişki öne çıkıyor. Yani daha büyük paket açıklayan ülkeler 2020’yi nispeten daha iyi bir büyüme oranı ile kapamış durumdalar. 

Elgin’in Sheffield Üniversitesi’nden Colin Williams ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden Gamze Öz Yalaman ile yaptıkları çalışmada buna ek olarak yine daha büyük ve geniş teşvik önlemleri alan ülkelerin işgücüne katılım oranlarında 2020’de 2019’a göre daha az bir düşüş yaşandığı, keza kaybedilen çalışma saatindeki düşüşün de daha sınırlı olduğu saptanmış.